TARİHÇE


Bigadiç, Türkiye'nin Balıkesir ilinin güneydoğusunda kalan bir ilçesidir. Türkiye'nin ve dünyanın en önemli Bor mineralleri madenlerine sahiptir. Muhteviyatında Selenyum ve Kükürt bulunan kaplıcalarıyla da öne çıkan ilçe, tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.

Bigadiç'e Özgü Değerler

§  1.Güveç

§  2.Bor

§  3.Kapama

§  4.Höşmerim

§  5.Helva

§  6.Bigadiç Kalesi

§  7.Aşağı Yoldan Türküsü

§  8.Ulus Dağı

§  9.Köy Ekmeği

§  10.Yörücekler Barajı

§  11.Jeotermal Enerji

§  12.Akkaya Suyu / Yayla Suyu

§  13.Eski İzmir yolu

§  14.Termal Turizm / Kaplıcalar

§  15.Bigadiç Kasapları / Et Lokantaları

§  16.Hera Termal - Bigadiç

§  17.Yağcıbedir Halıları

Yağcıbedir Halıları Yörük aşiretinin örf, adetleri ve geçmişlerini yansıtan bir sanat eseridir.Yağcıbedir halıları İlçe ve merkezi köylerde yaygın olarak dokunmaktadır. Yağcıbedir Halılarıçok ince yün ipliklerden dokunur. Atkısı ve çözgüsünde yün ipliği kullanılır. Dm²'sinde 1400-1600 düğüm bulunur. 1 cm'sinde 30-35 ilme bulunur. İlme düğümleri Türk Düğümü (Gördes) çok sağlam atıldığından halıların ömrü çok uzundur. Bu gün Sındırgı yöresinde 10.000- 10.500 civarında tezgahta yılda 300.000 adet çeşitli ebatlarda Yağcıbedir Halısı dokunmaktadır.

Yağcıbedir Halılarının ipi kök boya larla boyanır, boyaları solmaz. Yağcıbedir Halılarında 4 ana renk hakimdir. Lacivert (gök), Kırmızı (Al), Koyu Kırmızı (Nariç), Beyaz (Ak) dır. Yağcıbedir halıları kullandıkça renkler daha güzelleşir ve değer kazanır. Halıların 150-200 yıl ömrü bulunmaktadır. Otantik özelliğe sahiptir. Yağcıbedir Yörük Halkı yaşantısını dokuduğu halısına yansıtmıştır. Halıdaki her motifin bir anlamı bulunmaktadır. Sevinç ve üzüntülerini motif dokuduğu halıya işlemiştir.

Tarih Öncesi Dönem

Bigadiç ve çevresinde tarih öncesi dönemlere ışık tutan en dikkat çekici yerleşim Babaköy civarındadır. Bahsi geçen yerleşimin 20.yy başlarında Fransız mühendis Paul Gaudin tarafından keşfedilen Kırkağaç-Gelenbe yakınındaki Yortan Mezar Kültürü'nün bir uzantısı olduğu kabul edilmektedir.

MÖ 4000-2150 arasında varolan Yortan Kültürü kendine özgü nitelikleri olan bir kültürdür. Mezar armağanları bakımından da Thermi, Troya ve Beyce Sultan Keramik ve diğer buluntularla karşılaştırılabilir. Bu bakımdan Yortan Kültürü'nün çevre kültürler ile ilişki içerisinde olduğu söylenebilir.

Anadolu Uygarlıkları ve Helenistik Dönem

Bigadiç, eski çağlarda Misya olarak anılan bölgedeki önemli şehirlerden biri olduğu bilinmektedir. Lidyalılar "Kayın Ağacı" anlamına gelen Misya, Anadolu'nun kuzey-batısında yer alıp, kuzeyden Marmara Denizi (Peropontit), batıdan Çanakkale Boğazı (Hellespon) ve Ege Denizi, güneyden Lidya ve doğudan Rindakoz (Adernaz) Çayı ile çevrilidir.

Misyalılar, MÖ 1200 yılında gerçekleşen Truva Savaşı esnasında Truva'lıların yanında Akhalar'a karşı savaşmışlar ve savaş sonunda Truva hakimiyetinin yıkılması üzerine Lidya egemenliğine girmişlerdir. MÖ 546 yılında Persler ile yaptığı savaşı kaybeden Lidyalılar devleti yıkılmış ve Bigadiç'in içinde bulunduğu Misya ve diğer batı Anadolu şehirleri MÖ 334 yılına kadar Pers İmparatorluğu hakimiyetine girmiştir.

MÖ 334 yılında Granikos (Biga Çayı) kenarında Pers kralı Darius III'ü yenilgiye uğratan Büyük İskender, MÖ 333'te İssus ve MÖ 331'de Gaugamela (Erbil) ovasında Pers ordularını iki defa daha yenerek Anadolu'yu tamamen ele geçirmiştir.

Böylece Büyük İskender'in İran seferi hattı dışında kalarak Persler ve Makedonyalılar arasındaki savaşa sahne olmaktan kurtulan Misya Bölgesi ve Bigadiç, Büyük İskender'in egemenliğine girmiş oldu.

Büyük İskender'in ölümünden sonra sırasıyla Antigonos, Lysimachos ve Selevkos hakimiyetine giren Misyalılar, Selevkosların zayıflaması ve Romalılar ile .Ö 188'de yapılan Apameia (Dinar) Barışı sonrasında Bergama Krallığı'nın bir parçası haline gelir.

Roma ve Bizans Dönemi

Roma, önce himaye, sonra da fetih siyasetinin başlangıcı olarak batı Anadolu'daki krallıkları Selevkoslara karşı korumuştur.Bergama kralı Attalos III'ün MÖ 133'deki ölümü sonrasında vasiyetnamesi gereği krallığı Romalılar'ın eline geçti. Roma egemenliğine karşı ayaklanan Misyalılar başarılı olamayınca MÖ 129 yılında Bergama Krallığı resmen sona erdi.

395'te imparator Büyük Theodosius tarafından Doğu ve Batı Roma olarak ikiye bölünen Roma İmparatorluğu'nda, Misya'nın büyük bir kısmı Doğu Roma (Bizans)'ın Opsekium eyaleti'ne bağlanmıştır.

Selçuklular ve Beylikler Dönemi

1071 yılındaki Malazgirt Savaşı ile başlayan Anadolu'daki Türk hakimiyeti, Alparslan'ın ölümü ile tahta çıkan oğlu Melikşah'ın emriyle yapılan fetihlerle devam etti. Bizans'ın içinde bulunduğu karmaşadan faydalanan Melikşah'ın komutanlarından Kutalmışoğlu Süleyman Şah, devletin sınırlarını Misya dahil olmak üzere Marmara, Karadeniz ve Akdeniz yönlerine doğru genişletti.

1097 yılında Anadolu Selçukluları ve Haçlı Ordusu arasında gerçekleşen Dorileon Savaşı sonucunda Selçuklular'ın İç Anadolu'ya çekilmesi ile Misya bölgesi yeniden Bizans hakimiyetine girdi. 1113 yılında yapılan akınlarla Apollonia (Gölyazı) yeniden Türk hakimiyetine girdi. Ardından Türk birlikleri Adramitium (Edremit) ve Poimanon (Manyas)'a kadar ilerlediler.[13]

III. Haçlı Seferi'nde kara ordusuna komuda eden Almanya Kralı Friedrich Barbarossa, ilkçağdan beri kullanılan Balıkesir-Bigadiç-Sındırgı-Akhisar yolunu izlemiştir

1243 yılındaki Kösedağ Savaşı ile Moğol İstilası altında kalan Anadolu'da Beylikler Dönemi başlamış, Danişmend ailesine mensup olan uç beylerinden Kalem Bey ile oğlu Karesi Bey, 13.yy sonlarında Misya'ya girdiler. Bigadiç'in Karesi Bey ya da Oğul Paşa tarafından 1300 başlarında fethedildiği düşünülmektedir.

Osmanlı Devleti Dönemi

Orhan Gazi döneminde, Karesi Beyliği'nin Osmanlı Devleti'ne bağlanması ile Bigadiç'te Osmanlı hakimiyeti başlamıştır. 1890 yılında yayınlanan Hüdavendigar Vilayeti salnamesinde Bigadiç hakkında şu bilgilere rastlanmıştır:

“Bigadiç kazası Karesi sancağı merbudatından olup, şimalen ve şarkan Balıkesri kazası, Garben Kütahya sancağı ve cenuben Sındırgı kazası ile mahdudtur. Kaza-i mezküre merbud nevahi olmayıp ancak 52 karyeyi (köy) şamildir. Kazanın nüfusu umumisi 12805 raddesindedir. Dahili kazada 2579 hane bulunur”

1877-78 Osmanlı Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında Bigadiç, Rumeli'den kaçan pek çok göçmen aileye ev sahipliği yapmıştır. Bu göçmen aileler deve yatağı (bugünkü Fethibey mahallesi) yerleştirilmişledir. Sonraki dönemde, özellikle Balkan Savaşları sonrasında Bigadiç göç almaya devam etmiştir.

Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele Dönemi

Yunan ordularının 15 Mayıs 1919'da İzmir ile başlayan ve kısa zamanda tüm batı Anadolu'ya yayılan işgaline karşı, 16 Mayıs 1919'da Balıkesir'de Redd-i İlhak kararı alınmasına müteakip Balıkesir Kongreleri düzenlenmiş, 28 Haziran 1919-10 Mart 1920 arasında düzenlenen bu kongrelere Bigadiç'ten de temsilciler katılmıştır. 9. Kafkas fırkası'ndan dönen Mümtaz Bey önderliğinde Bigadiç Kuva-yi Milliye teşkilatı kurulmuştur.

Akhisar-Soma muharebelerinde başarısız olan Türk kuvvetlerinin Balıkesir-Susurluk hattı üzerinden Bursa'ya çekilmesi ile 30 Haziran 1920'de Yunan kuvvetleri Bigadiç'i işgal etmişlerdir.

26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'un akabinde Türk ordusu 4 Eylül 1922'de Bigadiç'e girmiştir.

 

TARİHÇE
BİGADİÇ HARİTASI
COĞRAFİ DURUM
ETİMOLOJİK YAPISI
KÜLTÜR TURİZM